1 Nisan 2009 Çarşamba

Türk Artistler - Adından Bahsettirenler ve Bahsettirecekler

Verilen sözler tutulmadı, Sakin yorumuyla dönücez demiştik ama dönemedik, şimdi ise daha geniş bir incelemeyle tabir i caizse şvarzzeneger vari muhteşem bir dönüş yapıyoruz. Bu yazıda artık "underground" luğu neredeyse hiç kalmayan, son zamanlarda ortaya çıkan ve hepimizi -çoğumuzu belki- gururlandıran Türk müzisyenlerden bahsedeceğiz.Türkçe müzik, Türk müziği nereye gidiyor? Bana göre kesinlikle iyi yönde gelişiyor. Tabi bunda gün geçtikçe sayısı artan mekanların ve "independent" müzik şirketlerininde katkısı var. Açıkçası Türkçe müziğe şu son bir kaç ayda daha fazla önem vermeye başladım; artık yapılan işler göz ardı edilemeyecek bir noktaya geldi. Yani eskiden hep bir yabancı müzisyeni dinlediğimde "neden bizim ülkemizden böyle işler çıkmıyor?" derdim kendime, şimdi ülkemle tam anlamıyla bu konuda gurur duymaya başladım.Şimdi sırayla -herhangi özel bir sırası yok- son zamanlarda ön plana çıkan, veya benim çıkmasını düşündüğüm, veya zaten hepimizin artık gurur duyduğu sanatçılardan bahsedeceğim.

Sakin

Evet, Sakin'i başa koymamak olmazdı zaten benim gönlümde de farklı bir yere sahipler. Sakin, Mor ve Ötesi'nin verdiği destek sonucu Mart ayında Rakun etiketi altında Hayatadlı ilk albümünü çıkararak müzik dünyasına pek de sakin olmayan bir adım attı. Az da olsa bu albümü eleştirenleri de gördüm ancak şahsi görüşüm bu albümün Türkçe müzik tarihinde yeni bir çığır olduğu şeklinde. Yanılmıyorsam Boğaziçi -İTÜ karışımı bir grup olan Sakin, çarpıcı, derin sözleri ve kendine has kelime seçimleriyle de göze batıyor. Tüm albüm baştan sona durmadan dinlenilesi ancak tabi ki "Denek Hayatım", "Edepsiz Komedya" ve "Laleler Beyaz" ilk dinleyişte aşk yaşıyabilecekleriniz. Bir kaç dinleyişten sonra "Dönsün", "Yağmur Güncesi" ve "Bu Defa" nında diğer çok kaliteli işler olduğunu anlayacaksınız. Yanlış anlamayın geriye kalan şarkılarda fantastik, ancak bunlar açıkça daha can alıcı.Sakin canlı performanslarıyla da tam not alan bir topluluk. Sahnede mükkemele yakın olanı vermeye çalışmaları ve açıkçası bunuda başarmaları en büyük özellikleri, seyirciyle kurdukları iletişimde cabası. Stil olarak her ne kadar MVÖ ye benzetilselerde çok farklı oldukları ortada. Kesinlikle öyle uzun gitar sololarının olmaması, daha ziyade müzikal geçişlerde tüm enstrumanların birinin önderliğinde olmadan birlikte hareket etmesi onları "rock" a deilde "indie" ye daha yakın tutan etkenlerin başında geliyor. Onun dışında kendilerini tanımlarken kullanmalarına rağmen "shoegaze" i tam olarak görebildiğimiz tek yer "Denek Hayatım"ın outro su ki bu bölümde "Denek Hayatım"ın bir parçası olarak gözükmüyor aslında.Sonuç olarak Sakin in "küçük hayatlar" dan yeri gelince güldüren yeri gelince ağlatan fakat her zaman dinleyene derinden dokunan kesitler sunduğu bu albüm adeta bize verilmiş bir hediye.
http://www.myspace.com/sakin

Ayyuka

İlk olarak bir "Battle of the Bands" ile adından söz ettiren Ayyuka, bir ad taşımayan ilk albümünü geçtiğimiz yılın sonlarında çıkarmıştı. İlk dinleyişte Replikas'ı anmamak neredeyse imkansız, Ayyuka'nın müziğinde de o Anadolu havasını solumak mümkün, ancak anlatmak istediklerini daha bi "psychedelic" olan Replikas'tan daha net, daha kısa ve direk bi yolla anlatıyorlar. Hemen hemen tüm şarkıların patlayan bi bomba misali hep canlı bir ritme sahip,melodik ama kan ağlayan bir melankoli içinde çığır çığır bağırması da ayrı bir özellik, belkide Ayyuka'yı özel kılan faktör.Ayyuka'nın kesinlile dinleyiciye ağlatma veya derinden dokunma falan gibi bir amacı yok. Tek amaç oynatmak, ölümüne zıplatmak sanki. Şarkılarda çokda anlam aramamak lazım, yani derin anlamlar aramamak lazım çünkü zaten demek istenilen deyim yerindeyse cuk diye söylenmiş. Özellikle "Toz Bulutu" ndan net bir şarkı olamaz demek istiyorum ). Genel olarak karanlık, ve hafif kirli ve bir o kadar da ilginç bir şekilde çekici bir "sound" a sahip olan bu albüm enstrümental parçalarıylada alkışı hak ediyor. "Azgın Çengi" ve "Çaça" eminim ilk dinleyişte her dinleyicinin takdirini kazanan eserlerdir. Özellikle itraf etmeliyim "Çaça" ne zaman dinlersem dinleyeyim nerde olursam olayım beni oynatıyor.Albüm kapağı dahil, sound uyla ve sözleriylede her ne kadar karamsar bir hava çizsede, Ayyuka beni güldürüyor. "Hayat Derde Bandı Beni" örneğin, hafif arabeske kayıp efkarlanabileceğiniz ancak aynı zamanda da kahkahalar içinde söyleyebileceğiniz bir şarkı. Söylemeden geçmeyelim, Orhan Gencebay cover ı "Ümitsiz Aşk" da gerçekten çok orijinal olmuş, bu adamlarda orijinal zaten, tebrikler.
http://www.myspace.com/ayyuka

Gevende

Geçen yıl çeşitli jazz festivallerinde gösterdiği performanslarla adından ciddi anlamda söz ettirmeye başlayan Gevende bir başka güzide grubumuz. Eskişehir çıkışlı olan Gevende fark edilmekte fazla zorlanmamış ve 2006 da Roxy Müzik Günlerinde birinciliği göğüsleyerek büyük bir adım atmış. Tür olarak yeri geldiğinde caz dan etnik anadolu ya kadar çekilebilecek geniş bir müzik yelpazesine sahip grubun üyeleride oldukça yetenekli müzisyenler. Ve herşeyden önce çok yaratıcılar. Sanıyorum Gevende yaptığı çeşitli film müzikleriylede tanınan bir topluluk, daha ötesini de hak ediyorlar. Tüm sözlerinin anlamsız (tersten olduğunu iddia ediyorlar) olmasına rağmen bazen ciddende müziğin gücünü unutmamamız gerekitiğini hatırlatıyor bize bu insanlar. Özellikle eline gitarı alıp iki-dört kelime bağıran insanların, hatta daha beter popçu arkadaşlarımızında ortada dolaştığı şu günlerde bize enstrumental müziğin bazen ne kadar güçlü olabileceğini gösteriyor Gevende. Klasik müzik de dinleyen bir insan olarak enstrumental müziği seviyorum, ancak demek istediğim Gevende nin kendi etnik-deneysel stilini daha geniş kitlelere benimsetmesi, sevdirmesi.Ney den gitarlara, ordan yaylılara ve trombona oldukça kalabalık bir kadrosu olan Gevende ince ince düşünülmüş her pasajıyla insanı içindeki uzak diyarlara götürüyor. Bu adamar kesinlikle benim göğsümü kabartıyor.Söylemeden geçmeyeyim, "Nem" adlı parça bana göre en başarılı parçaları, ve bir başyapıt.

Dandadadan

Her ne kadar bazı şarkıları beni sinir etsede, yenilikçiliklerinden ötürü gözlerinden öpmek istediğim bir topluluktur DANdadaDAN. Solist ayrılmış mı ne tam olarak olayları bilmiyorum, inşallah yollarına bi şekilde diğerleri devam ederler. Ancak basistide "Dinar Bandosu" na transfer olmuş diye duydum, onuda tam bilmiyorum. Yinede albümleri Sen Bana Birini Android herkese tavsiye edilir.

Dinar Bandosu

"Saykodelik" olayını kullanmayı çok seven "düğünümüz kırda saykodelik olsun" diye anlamsız dizeler yazan ve Saykodelikdesik diye de bir albüm çıkartan Dinar Bandosu tüm saçmalıklarına rağmen iddialı gruplarımızdan. Onlarda hem etnik kültürümüzün sularında hemde "saykodelik" in idealist kıyılarında gezinip ilginç işler çıkartıyorlar. Deyim yerindeyse "ortaya karışık" ancak deli dolu bir müzik icra ediyorlar. İlgi çekici.

Bedük

Bu adam dan bahsetmemek olmazdı. Müzik kariyerine bildiğimiz gitarist-şantör Abidin misali popçulardan biri olarak başlayan Bedük oldukça dramatik bir "u dönüşü" nden sonra bugünkü Bedük olmuş. Şimdi belkide onu rahatça Türk elektronik-pop unun kralı olarak tanımlayabiliriz, çok da kötü olmayan bir aksanla ingilizce söylemesi tabi kide ironik. Ancak umarız yabancı şarkılar yapması onun daha geniş bir piyasada adından söz ettirmesine yol açar. Konserlerde müziği tam kadro bir grupla canlı olarak icra etmeleride cabası. Bu adamın klip lerini kesinlikle takip edin çok ilginç işler var.

Kafabindünya

Kafabindünya "ambient" tarzındaki enstrumental parçalarıyla dikkatimizi çekiyor. Belki bu müziği bir çeşit trans olarakta yorumlayabilirsiniz. "Platonik Aşk" dinlemeye değer. Bırakın Türkiye yi, Avrupa ve Dünya da da çok iyi örneklerine zor rastlayacağınız bir tür bu.
http://www.myspace.com/kafabindunya

Grangulez

Ankaralı gençler takdiri fazlasıyla hak ediyor. Çok sallamadakları berbat bir mysapce sayfasına sahip olan Grangulez "Karen" adlı parçayla tüm hafif elektro hafif garage havasında coşmayı sevenleri mest ediyor. Efektlerle komplike gibi duyulsada aslında oldukça basit bir yapıya sahip olan bu parçayı dinleyip Granguleze aşık olmamak mümkün deil. Ancak daha fazla eserlerine ulaşmak neredeyse imkansız. Albüm şart, Grangulez e dikkat.

Ve diğerleri . . .

Diğerleri diyip kesip attığıma bakmayın şu an yazacak halim ve zamanım olmadığından bu isimleri bu şekilde aktaracağım. Hepsine bi kulak vermeniz önerilir.
-Nekropsi
-Neon
-Ars Longa
-Gren
-nordik
-Hayvanlar Alemi
-Kırıka
-Gece

bu gençlere de dikkat!
- Armut & Muz: http://www.myspace.com/armutvemuz
- MusicPrint: http://www.myspace.com/musicprint
- Deff: http://www.myspace.com/defftr

Biraz uzun oldu umarım okuyanlara bi fikir verebilir.İlginç ve idealist bir yönde hızla serpilip büyüyen Türkçe müzik ve Türk müzisyenler gerçekten gurur verici, bu jenerasyonun değerini bilmeli, gereken ilgiyi göstermeliyiz. Son yıllarda olmadığı kadar canlı bir Türkçe müzik ortamı var.

Uzun bi süre tekrar görüşemeyebiliriz, okuduğun için sağ ol okuyucu.

Kaynakhttp://www.lastfm.com.tr/music/Kırıka/+journal

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder